Post

İfade özgürlüğüne karşı çok daha fazla ceza normu, çok daha fazla bağlamda ve çok daha fazla kişiye karşı uygulanıyor. Bu yaygın ve sistematik baskıyı hayata geçirmenin en önemli aracı ise ifade özgürlüğünü ilgilendiren davalarda usul güvencelerinin hiçe sayılması.

İfade özgürlüğü neden bu kadar güvencesiz hale geldi? Bir yanda öngörülemez şekilde uygulandığı AİHM tarafından tespit edilmiş suçlar. Bir yanda amacı özgür ifadeyi susturmak olan halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma gibi yeni tip suçlar.

İfade özgürlüğüne yönelik saldırının salt ceza hukuku aracılığıyla gerçekleştirildiğini söylemek sorunun boyutlarını yeterince aktarmamak anlamına gelir. İfade özgürlüğünü boğan yeni sistemin yargı dışında da kritik aktörleri ve yöntemleri var.

0 reposts0 likes

Erişim engelleme ve içerik çıkarma, RTÜK tarafından verilen cezalar, Basın İlan Kurumunun reklam ve ilan yasakları gibi usul güvencelerinin hiçe sayıldığı geniş bir müdahale alanı var.

Ceza muhakemesinde ifade özgürlüğü davalarına ceza davası değilmiş muamelesi yapılıyor. Soruşturmadan, kovuşturmaya, karardan istinaf ve temyiz aşamalarına bu davalarda polisin hazırladığı fezlekeden öteye geçilemiyor. Raporda bu aşamalardaki eksiklikler detaylıca tartışılıyor.

İdari yargıdaki usul eksikliklerinin ifade özgürlüğü üzerinde yarattığı sorunlar genelde inceleme dışı kalıyor. Oysa idari yaptırımlar ifade özgürlüğü üzerinde bazen ceza davalarından da ağır sonuçlar doğuruyor.