@shablemitoglu

@shablemitoglu

@shablemitoglu.bsky.social

Prof.Dr. | Aile & Yas Danışmanı | Sistemik Aile Danışmanlığı | Sosyal Hizmet | Eğitim | Süpervizyon | Yas Notları 🎙️ | Yas Uzun Bir Veda 📘

6.6K followers42 following117 posts

Bugün #19Mayıs bir başlangıç değil, bir hatırlatmadır. Umutsuzluğa yer olmadığını, gençliğe güvenmenin bir halkı ayağa kaldırdığını gösteren o büyük adımı anımsatır. Atatürk’ün izinde, yeniden ve inatla; yaşasın özgürlük, yaşasın Cumhuriyet!..

Sordular anlattım, işte “aile yılı” “…kadınların aile kurumunun içinde sokaklarda infaz edildiği bir yerde, bunu önleyemeyenlerin böyle bir aile sistemini neden ve nasıl korumaya çalıştıklarını anlamak mümkün değil…” www.babaocagi.com/sengul-hable...

babaocagi.com- Baba OcağıBaba Ocağı’na açıklamalarda bulunan Aile ve Yas Danışmanı Prof. Dr. Şengül Hablemitoğlu, toplumda evlilik yaşının yükselmesine ve çocuk sahibi olmak istemeyen

#İstanbulAnsiklopedisi

@shablemitoglu@shablemitoglu.bsky.social

-Birlikte olmanın bir kadının özgürleşmesine kapıyı araladığını, kadınlar birbirine görünür olabildiğinde, birbirinin elinden tutabildiğinde karanlıktaki umudu görebileceğimizi unutmayalım- @bayanyani.bsky.social Mayıs-Haziran s: 12-13 #reşatekremkoçu #kimseyigeridebırakma

Kayıp yaşayan birinin anlam araması, yalnızlık hissetmesi, geleceği boş ve karanlık görümesi kadar insani bir şey yok. Ama bu arayış bazen, acımızı anlayan değil yöneten figürlere götürüyor bizi. Oysa rehberlik şefkatliyse iyileştirir. Buyurgansa zincirler. #dijitalmesihler #duygusalrehinalma

Özgür Özel’e yumruk atan kişi mesajı iletti; gönderen şöyle diyor- “sokağa çıkarsan, halkla buluşursan, ‘bizden’ olmayan yerde durursan böyle olur.” Yas ve taziye yerinde şiddet, fikirsizliğin yumruğudur. Bu ülkede neyi konuşacağımızı, +

Kartalkaya yangınında eşini, evlatlarını kaybeden bir annenin yanına görevli biri yaklaşıp şöyle söylüyor; “Vali Bey üzülüyor. Burada ağlama.” Yani sus!.. Yas da sansürlenirse, geriye ne kalır? Acını bile rahatsızlık sayma. Görünmez ol. Çünkü burada duygular bile kontrol altında.

View full thread

o acıyı bastırabilme kapasitesiyle ölçülüyor. Burada mesele sadece cehalet değil. Bu, politik bir tercihtir. Yas, güç gösterisinin önünde bir “engel” olarak görülüyor. Acı, düzene zarar verici bir “sızıntı” olarak kodlanıyor. Ve biz anlıyoruz ki: Bu coğrafyada acı çeken hep yalnız bırakılıyor.

Ama bir devleti gerçekten büyük yapan şey, bir yurttaşın gözyaşını bastırmak değil, onunla birlikte ağlayabilme cesaretidir. Bunu da duyduk; ‘’acını estetikleştir, gözyaşını gölgeye çek, yoksa rahatsız eder.’’ Duydunuz mu? Gözyaşı protokole uygun değilmiş...

Kartalkaya yangınında eşini, evlatlarını kaybeden bir annenin yanına görevli biri yaklaşıp şöyle söylüyor; “Vali Bey üzülüyor. Burada ağlama.” Yani sus!.. Yas da sansürlenirse, geriye ne kalır? Acını bile rahatsızlık sayma. Görünmez ol. Çünkü burada duygular bile kontrol altında.

Bu cümle bir dil sürçmesi ya da spontan çıkan bir cümle değil; bu bir anlayış; yönetme anlayışı. Bu ülkede yıllardır acının, ölümün, yas tutmanın estetikleştirilmesi isteniyor. Bir ülkeyi yönetmek böyle acıların yaşanmasını önlemek değil, halkının acısını taşıyabilme gücü değil,

“Eğer çocuğunuz yoksa aile olamıyorsunuz” demiş birisi 🥸Beyefendi aile tek tip değildir. Hayatlar çeşitlidir. Kararlar saygıyı hak eder. Bu cümleyle, çocuk sahibi olmayan çiftleri aklınca yok sayıyor. Her daim öteki üreten bir zihniyet.

View full thread

Birbirine destek olan iki insan da ailedir. Evlat edinmiş bireyler de, yalnız ebeveynler de, gönüllü çocuksuz çiftler de birer ailedir. Devletin sesiyle edilen bu sözler yalnızca bilimsellikten uzak değil, aynı zamanda yaralayıcı, dışlayıcı, damgalayıcı.

“Eğer çocuğunuz yoksa aile olamıyorsunuz” demiş birisi 🥸Beyefendi aile tek tip değildir. Hayatlar çeşitlidir. Kararlar saygıyı hak eder. Bu cümleyle, çocuk sahibi olmayan çiftleri aklınca yok sayıyor. Her daim öteki üreten bir zihniyet.

Kimi isteyerek, kimi sağlık nedenleriyle çocuk sahibi olamayan onca insanın hayatını yok sayıyor. Sen kimsin diye sorarlar mı? Soruyoruz ve hatırlatıyoruz; aile, yalnızca kan bağından ibaret değildir. Aile, birlikte kurulan bir hayat, emekle örülen bir bağdır.

23 Nisan’ı yalnızca bayraklarla değil, adaletle; yalnızca şiirlerle değil, çocuk haklarını yaşama geçirerek kutlayabiliriz. Neşe ancak güvenle, umut ancak eşitlikle büyür. Ve ulusal egemenlik, ancak her çocuğun yaşam hakkı korunduğunda anlam kazanır. #23nisan2025🇹🇷

Bir kayıp #kolektifyas etkisi yarattığında, toplum sadece duyguyla değil; ritüel, imge ve sembollerle yas tutmaya başlar. #MatiaAhmetMinguzi ’nin ardından yaşanan derin acı da, doğal olarak hepimizi içine çeken ortak bir yas alanına dönüştü.

View full thread

Böylece kayıp ve yas görünür değil, gölgelenmiş olur. Yas yerini düşünsel zemini ve öznesi silikleşen bir gösteriye bırakır. Hatta estetikleşir… Kaybın ve yasın kamusal alanda görünürlük kazanması kıymetlidir. Bu görünürlük yasın içeriğini taşımak yerine, sadece biçimini koruduğunda

Acının hakikatinden uzaklaşırız ve semboller üzerinden iyi hissetmeye başlarız. Bu tür eylemler, çoğu zaman farkında olmadan yasın derinliğini bypass eder. Yası görünür kılmak, araçsallaştıran bir gösteriden değil, tanıklıktan geçer... #yasıngörünürlüğü #yasıntemsili #yasvesemboller

Bir kayıp #kolektifyas etkisi yarattığında, toplum sadece duyguyla değil; ritüel, imge ve sembollerle yas tutmaya başlar. #MatiaAhmetMinguzi ’nin ardından yaşanan derin acı da, doğal olarak hepimizi içine çeken ortak bir yas alanına dönüştü.

View full thread

Burada asıl mesele, cezai ehliyet tartışmaları, yargı süreci, çocukların ve gençlerin güvenliği, sistemsel koruma eksikliği gibi çok net, hukuki ve toplumsal talepler olmalıyken; bu tür semboller gösterişli ancak muğlak bir anlam üreterek daha çok konuşulmaya başlanır.

Bir kayıp #kolektifyas etkisi yarattığında, toplum sadece duyguyla değil; ritüel, imge ve sembollerle yas tutmaya başlar. #MatiaAhmetMinguzi ’nin ardından yaşanan derin acı da, doğal olarak hepimizi içine çeken ortak bir yas alanına dönüştü.

View full thread

Ancak bu niyete eşlik eden unsurları birlikte düşünelim isterim. Bunu yaparken; ❗️Niyeti sorgulamak ya da kişiye yüklenmek değil amacım ❗️Konuyu basit bir doğru/yanlış ayırımına indirgemeden anlamlandırmak ve ❗️Kamusal yas etiğini vurgulayan bir hassasiyete dikkatlerimizi yöneltebilmek istiyorum.

Kolektif yas, temsile ihtiyaç duyar. Böyle bir sembolleştirme ile temsil biçimi, ilk bakışta bir farkındalık yaratma niyeti taşısa da, her temsilin, aynı zamanda sorumluluk taşıması da gerekir.

Bir kayıp #kolektifyas etkisi yarattığında, toplum sadece duyguyla değil; ritüel, imge ve sembollerle yas tutmaya başlar. #MatiaAhmetMinguzi ’nin ardından yaşanan derin acı da, doğal olarak hepimizi içine çeken ortak bir yas alanına dönüştü.

Ancak kolektif yas, yalnızca paylaşım değil; aynı zamanda sorumluluk da gerektiriyor. Geçtiğimiz günlerde karşıma çıkan bir görselde gözünü Ahmet’in gözündeki doğum lekesi gibi boyayan bir kişi vardı. Niyet elbette anlaşılabilir;acıya ortak olmak,empati kurmak,hatırlatmak, adalet çağrısı yapmak vb.

#AhmetMinguzzi ’nin öldürülmesi, toplumsal-kolektif bir yasa dönüştü. Bu yas, güçlü bir duygusal birliktelik yarattı ama, aynı zamanda akıl yürütmeyi, eleştirel düşünmeyi ve anayasal ilkeleri geri planda bırakabilecek bir kırılganlık da üretti. Bu kırılganlık çeşitli yollarla manipüle edilebilir;

View full thread

İnsanlar, “bir daha olmasın” duygusuyla cezaların artırılmasını, yaş sınırlarının düşürülmesini, kamusal özgürlüklerin kısıtlanmasını, uluslararası sözleşmelerden çıkılmasını, yerli-milli hukuk söylemlerini daha kolay benimseyebilirler. Hak temelli yaklaşım yerini güvenlikçi politikalara bırakır.

Yas, kolektif dayanışma için bir fırsat olduğu kadar,hakların sınırlandığı, hukukun zayıflatıldığı, duyguların manipülasyona açık hale geldiği bir şekle dönüşür. Yas tutan toplumların daha fazla ilkeye,daha fazla hukuka, daha fazla vicdana ihtiyacı vardır. Bunları hatırlayalım lütfen… #kolektifyas

#AhmetMinguzzi ’nin öldürülmesi, toplumsal-kolektif bir yasa dönüştü. Bu yas, güçlü bir duygusal birliktelik yarattı ama, aynı zamanda akıl yürütmeyi, eleştirel düşünmeyi ve anayasal ilkeleri geri planda bırakabilecek bir kırılganlık da üretti. Bu kırılganlık çeşitli yollarla manipüle edilebilir;

View full thread

❗️İktidarlar yas ortamlarını “duygu üzerinden meşruiyet” yaratmak için kullanırlar. Kolektif yas, “şimdi siyaset değil, birlik zamanı” gibi söylemlerle siyasi tartışmaları askıya almak için kullanılır, hukuki değişiklikleri denetimden uzak, hızla ve duygusal destekle geçirme imkânı sağlar.

❗️Medya aracılığıyla acı tek bir söyleme indirgenir. Çok sesli yas deneyimleri, medya eliyle tek bir anlatıya dönüştürülür; bunun dışına çıkanlar “duyarsız”, “hain”, “vicdansız” ilan edilebilir. Bu da demokratik itirazın bastırılmasına neden olur.

#AhmetMinguzzi ’nin öldürülmesi, toplumsal-kolektif bir yasa dönüştü. Bu yas, güçlü bir duygusal birliktelik yarattı ama, aynı zamanda akıl yürütmeyi, eleştirel düşünmeyi ve anayasal ilkeleri geri planda bırakabilecek bir kırılganlık da üretti. Bu kırılganlık çeşitli yollarla manipüle edilebilir;

❗️Kolektif yas, sorgulamayı bastıran bir duygusal iklim yaratır. Toplumun büyük kısmı aynı duyguyu yaşarken, farklı seslere tahammül azalır. Siyasi karar alıcılar daha az dirençle daha keskin yasalar geçirebilirler, “karşı çıkmak” halkın yasına saygısızlık gibi gösterilebilir.

❗️Adalet duygusu, yerini intikam arzusuna bırakabilir. İinsanlar sadece adalet değil, acıya denk bir “bedel” görmek isterler. Bu da cezaların artırılmasına, yasal hakların daraltılmasına yönelik popülist söylemlerin destek bulmasına neden olur. Zaten kanaat önderi aparatlar hazırdır.